FUTBOLCU NASIL KEŞFEDİLİR ☆ ALTINKARMA - Kanal WTVᴴᴰ www.KanalW.com | Worldwide Football TV™
Haber
Loading...

WTVᴴᴰ CANLI YAYIN

FULL MAÇ

FİKSTÜR

RÖPORTAJ

KULÜPLER

ÖNE ÇIKAN YAYIN

KANAL WTVᴴᴰ CANLI YAYIN

Kanal WTVᴴᴰ Uluslararası Spor Kanalı | Worldwide Football TV HD Kanalı (2014™) İSTANBUL - TÜRKİYE |

FUTBOLCU NASIL KEŞFEDİLİR ☆ ALTINKARMA

FUTBOLCU NASIL KEŞFEDİLİR ☆ ALTINKARMA
ALTIN KARMA Futbolcu Temsilciliğini yakından tanımak ve tüm soruların cevaplarını aramak için, hakkımızda basında yer alan detaylı gazete röportajını aşağıda okuyabilirsiniz.



FUTBOLCU NASIL KEŞFEDİLİR?
Fortuna Zafer olarak seni televizyon dünyasından tanıyoruz ama sporla alakanı bilmiyordum. Spor hayatın ve yetenekli futbolcuları herkesten önce keşfederek dikkatleri çeken ''Altın Karma'' scouting listesinin nasıl oluştuğunu anlatır mısın?

ALTIN KARMA FUTBOLCU LİSTESİ NASIL OLUŞTU?

27 yıldır yönetmen ve sunucu olarak bilindiğim için sporla alakamdan neredeyse hiç bahsetme fırsatım olmamıştı. Doğup büyüdüğüm Antalya'da tüm aile fertlerim spor yöneticisi ve sporcu olduğu için her çeşit sporla yetiştim. 35 yıllık spor müdürü babam ve annem yanı sıra spor akademisine derecelerle giren abim ve ablam madalyalı sporculardır. Her ikisi de halen beden eğitimi öğretmenidir. Ben de eskiden lisanslı yüzme, yelken, futbol (kaleci) ve komple sporcuydum. Çeşitli madalyalar ve başarılarım oldu. Ailemin spor camiasındaki görevi gereği hayatımın ilk 18 yılı Antalyaspor'la geçti. Stadyum, kapalı spor salonu ve yüzme havuzu arasında büyüyen biri olarak çok güvendiğim spor bilgim ve keşfetme yeteneğimle isimsiz bazı futbolcuları bir kenara not ederdim. O yıllarda tamamen bir hobiydi ve futbola olan sevgimi yansıtıyordu.

1992'de mesleğimi medyadan yana tercih ettiğimde, kendi hazırlayıp sunduğum programlar yanı sıra bir çok ünlünün ve Hülya Avşar'ın ilk televizyon şovunun koordinatörlüğünü yapınca İstanbul'dan sürekli teklifler geliyordu. O tekliflerden birini kabul ederek 1996'da İstanbul'a yerleştim. Televizyon ve Sanat camiasına girince yerli yabancı kanallara yüzlerce çeşit program yaptım ve halen devam ediyorum ama bir tek spor programına fırsat olmuyordu. Bütün işlerimden kalan vaktimde spor aşkına ben yine futbolcu keşfetmeye devam ediyordum. 90'larda abimin neden futbolcu olamadığına aradığım cevap, Altın Karma fikrimi ortaya çıkarttı.




NEDEN, ''KULÜBEYE HAPSEDİLENLERİN TAKIMA GİRME VAKTİ GELDİ''

Aklımın bir köşesinde, abimin 90'lı yıllarda futbolda yaşadığı haksızlıklardan yola çıkarak ''Kulübeye hapsedilenlerin, takıma girme vakti geldi'' sloganıyla ''Altın Karma'' televizyon yarışmasını yapmak vardı. Çünkü, futbol hayatında 6-7 kişinin arasına çalımla girip tek birinin dahi topa dokunamadığı çok büyük bir yeteneğe sahip olan abim her zaman parmakla gösterildi ama profesyonel imza aşamasına gelince tüm kapılar sebepsizce yüzüne kapanmıştı. Kardeşi değil, bir futbol sever olarak buna uzun süre cevap aradım.

Yıllar sonra eski bir antrenörüyle karşılaştım. Kendimi tanıttım ve yanındaki teknik adamlara dedi ki; ''Abisi çok büyük futbolcuydu. Telefon kulübesinde 4 kişiye çalım atar, 1 kişi top yüzü göremezdi ama çok hakkını yedik. Top tekniği harikaydı ama biz kale arkasında top sektir dedik çocuğa. Antrenman bitene kadar top yere değmezdi. Sırf maçını izlemek için 2 otobüs adam gelirdi son 10 dakika mecbur oynatırdık. Saçının arkası uzun diye oynatmadığımız bile oldu. Hakkını helal etsin'' dedi. (1 ay sonra da vefat etti eski hocası.) Duyduklarıma inanamadım. O gün anladım ki Türkiye'de futbolcu olamamak için o kadar anlamsız sebepler var ki, kaybolan yetenekleri bir tv programıyla kazanmak mümkün değil. Bu yüzden hemen Altın Karma'yı internete taşıdım.



ALTIN KARMA FUTBOL CAMİASINDA NASIL DUYULDU?
Hali hazırda yıllarca kağıtlara not ettiğim futbolcu listemi ''Altın Karma'' internet sitesine eklemeye başlamıştım. İsmi bilinmeyen ve Altın Karma'yı hak edenleri listeye ekleyerek futbolculara destek oluyordum. Hiç bir beklentim olmaksızın bazı kulüplere bizzat kendim yerli yabancı futbolcu öneriyordum. Mesela 2000 yılında Fransa'da adı sanı bilinmeyen sürekli yedek kalan ve 3-5 maçta bir son 5 dakika forma giyebilen bir futbolcuyu 3 büyüklerden birine, ''Bu adam Dünya yıldızı. Mutlaka erkenden alın'' diyerek önerdim. ''Halı saha topçusu bu. Tipine baksana takıma da giremiyor'' diyerek aşağıladılar ve ilgilenmediler. O futbolcu Ronaldinho'nun ta kendisiydi! Kulübü satsan transfer edemeyeceğin seviyeye geldi. Şimdi, ''Ronaldinho'yu ilk ben önermiştim'' deyince, ''Yok artık'' diyorlar.

Bunun gibi çok fazla futbolcu anım var. O günden bugüne Türkiye'de futbol yöneticilerinde bir zihniyet değişimi olmadı ne yazık ki. Ben mütevazı bir şekilde önerilerime sürekli devam ederken, bir süre sonra futbol kulüplerinin scouting ekipleri ve yöneticilerinin benim listemi alarak sanki futbolcuları kendileri keşfetmiş gibi kulüplere önerdiğini fark etmeye başladım. Futbolcuyu ben keşfediyorum ama ''Kulübün scouting başarısı'' diye başkaları şişiriliyordu. Tabii ki aynı futbolcuları başkaları da keşfedebilir ama her seferinde benim listemdeki futbolcular sırayla gündeme gelince uyandım. Bu yüzden, artık bu işi profesyonelce yapmam gerektiğine karar verdim.



ALTIN KARMA FUTBOLCU TEMSİLCİLİĞİ NASIL BAŞLADI?

Profesyonel Futbolcuların Temsilciliğini yapmaya karar verince Aralık 2018 itibariyle bazı futbolcuları kendime saklayarak Altın Karma sitesinde sergilememeye başladım. Portekiz asıllı Fransız ve Portekiz Milli kanat oyuncusu David Viana bunlardan biriydi ama baktım ki o günlerde bu futbolcudan haber almak zor, ben de siteye ekledim. Aynı akşam Fransa'dan bir mesaj geldi. ''Ben David, teşekkür ederim'' diyordu. 2014'den beri takip ettiğim için futbolunu çok iyi biliyordum ve durumunu sordum. Geçmişte Fransa Strasbourg, İspanya Atletico Madrid, İngiltere Luton Town, ABD Salt Lake, Portekiz Olhanense gibi üst düzey kulüplerde oynamasına rağmen 3 yıllık imza attığı Portekiz kulübü iflas edip ligden düşürülünce kaderi değişmiş. Benim çok beğendiğim ve Portekiz Milli takım raporlarında övülen, D.Simeone'nin övdüğü, Fransa'da Eden Hazard'ın alternatifi denilen David Viana bir anda kendini Fransa N3 takımı ASCB'de bulmuş.

Bu süreçte aralıksız oynamaya devam eden ve 157 maç, 60 asist, 40 golü olan değerli kanat oyuncusunun temsilcisi de olmadığı için ona bu süreçte destek olacak ve gözlerden uzaklaşmasını engelleyecek kimse yokmuş yanında. David'in tam da istediğim gibi bir hayat hikayesi olunca her şeyi konuştuk ve anlaştık. Profesyonel anlamda Aralık 2018 itibariyle ilk futbolcum David Viana'nın Dünyadaki tek yetkili temsilcisi oldum. Devre arasından beri Türkiye'deki kulüplerle David Viana için görüşüyorum. Bir kaç ayda geçmişten eksik kalan verilerinin büyük bölümünü tamamladım. Şu anda ciddi noktalara geldiğimiz bir kaç kulüp var ama Türkiye'deki takımların yönetici seçimleri, kongreleri, teknik adam değişimleri bitmek bilmediği için henüz imza aşamasına gelmedik. Futbolcuyu Türkiye'deki kulüplere kazandırmak için çalışıyorum.

David'in ardından Belçika ve Almanya'da da Milli futbolcularımla anlaştım. Her geçen gün yeni yetenekler bize katılıyor. Altın Karma özellikle gurbetçi futbolcularımıza bir çıkış noktası olmak üzere çok güzel işler yapmaya başladı. Türkiye liglerindeki bazı kulüplerin transfer politikalarını belirleyen ''kadro mühendisliği'' diyebileceğimiz işler de yapmaya başladım. Şu anda isimlerini veremeyeceğim bazı futbol kulüplerinin adına birebir resmi transfer ve scouting çalışması yapıyorum. Kulüplerimize yetenekli futbolcular kazandırmanın mutluluğunu yaşıyorum.

ALTIN KARMA FUTBOLCULARI NASIL KEŞFEDİYOR?
KULÜPLERİN ALTIN KARMA'YA YAKLAŞIMI NASIL OLDU?

Ben futbolcuları, ''Gözle keşfediyorum.'' Futbolcu seçerken, kendime göre bazı kriterlerim, futbol anlayışım ve öngörülerim var. Bir kulübe öneride bulunmadan önce futbolcu yapısı ve kulübün futbol anlayışını karşılaştırdığımda katkısı olacağına inanmam gerekiyor. ALTIN KARMA'nın scouting başarısı da buradan gelmektedir. Bir futbolcuyu keşfetmek için onu 1 dakika izlemem yeterli benim için. Bugüne kadar da hiç yanılmadım. Keşfettikten sonra, istikrarı var mı? Sorunlu mu? Oynadığı mevkiye göre kaç gol kaç asisti var? onlara bakarım ama birinci kriterim gözle görünür olan yeteneğidir. Topu ayağına alışından anlarım onda iş olup olmadığını. Sadece istatistiklere bakarak hareket edersen futbolcuyu gözden kaçırırsın.

Bazen çok üstün yetenekli bir adam kulübeye hapsedilmiş olabilir. Bu yüzden de yazılımlarla futbolcu keşfedilmesine karşıyım. Günümüzün teknolojik yazılımlarını basit bir kaç veri almak için en son aşamada kullanıyorum. Yazılımlar, mevcut bilindik futbolcuların verilerini sunan sıradan bir destektir benim için. Henüz keşfedilmemiş ve ismi bilinmeyen bir futbolcunun istatistik ve bilgileri bu tür yazılımlarda kayıtlı olmuyor. Çoğu zaman o kadar eski bilgiler oluyor ki, futbolcuyu transferden vazgeçirir o bilgiler. Faydasından çok zararı var. Güncelleme talep ettiğiniz zaman ücret ödemeniz gerekiyor. Yazılımlarda her şey parayla. Eğer ödemezseniz futbolcu bilgilerinin güncellemesi yapılmıyor. Bir bakıyorsun, adam 5 yıldır futbol oynamıyor zannedersin ama yerel haberlere baktığınızda aslında adam hiç maç kaçırmıyor ve gol kralı. ''Gel de bu futbolcuyu Türkiye'deki kulüplere anlat şimdi.'' Çünkü memur gibi düz mantık çalışıyorlar. Açıp bakıyor yazılımlara, bilgi bulamayınca bizim verilerimize inanmıyorlar ve ''Futbolcusunu satmaya çalışan adam'' muamelesi oluyor. Halbuki benim hedefim, ''Kulüplerimize Futbolcu Kazandırmaktır.''

Dünyada bu işleri en iyi yaptığı düşünülen kulüplerin şapkadan tavşan çıkarttığını mı zannediyorsunuz? Hayır. Yabancı kulüpler ben ve benim gibi bu işe gönülden bağlı ve çabuk karar verebilen profesyonel bir ekip kurarak yetenekli futbolcuları ''herkesten önce'' kadrolarına katıyorlar. Bir örnek vereceğim ama buradaki bana ait bilgileri kendilerininmiş gibi aktaranlar da aklımızın köşesinde kalsın. Ajax Hollanda'nın tüm semtlerinde 1-2 scout yetkilendirerek görevli kartı ve maç bileti veriyor. Bunlar yerel maçları izliyor ve notlar alıyorlar. Scout ekipleri, her semtten yüzlerce futbolcu seçiyor. Bakın 1 tane değil her semtten bir çok amatör ruhlu kişinin not aldığı yüzlerce futbolcu. Listedekiler elenerek en yeteneklileri kulübe rapor ediliyor. Son elemeyi kulüp profesyonelleri yapıyor ve yıldızlar topluğu ortaya çıkıyor. Yani, bizdeki gibi bilgisayarın başına geçip yazılımlarla futbolcu aranmıyor. Yetenekler ''gözle'' seçiliyor.



TÜRK FUTBOLUNDA SCOUTING VE ALTYAPI SORUNU

Türkiye'de scouting ekipleri, ''Transfer edilmesi planlanan futbolcuların bilgilerini, istatistiklerini aylarca toplayıp, scouting havuzuna atarak rapor etmekten başka iş yapmıyorlar. Kayıtlı yüzlerce futbolcu var ellerinde.'' Yani, keşfettikleri bir şey yok aslında. Sadece matematik hesabı yapıyorlar. Onlara scout değil ''transfer komitesi, analizci ya da istatistikçi'' denmesi daha uygun olur. Türkiye'de kulüplerin scouting ekipleri o kadar uzun araştırmalar yapıyor ki, yetenekli futbolcuları benden 10 yıl sonra keşfediyorlar. İşte bu yüzden yabancı kulüplerin 10 günde bitirdiği işi bizimkiler 10 yılda tamamlıyor ve futbolcu 30 yaşında transfer oluyor. Asıl maharet, futbolcunun genç denebilecek bir yaşta keşfedilip takıma ucuz maliyetle kazandırılarak yüksek ücretle başka takımlara satılmasıdır. Türkiye'de ise ucuz fiyatlı bir futbolcuya peşinen ''Ücreti düşükse, kötü futbolcudur'' damgası vuruluyor. Bu şartlar altında kulüplerimize yetenekli bir futbolcuyu anlatmak oldukça zor. Sırf ''Scouting Başarısı'' diyebilmek için ''Kulübüm başkasının keşfettiğini değil, benim keşfettiğimi alsın'' mantığıyla hareket edildiği için yetenekli futbolculara kapılar kapanmaya devam ediyor. Yani bizlerin futbolcu önerileri dikkate alınmıyor. Önerdiğimiz futbolcunun bilgileri teknik adamlara iletilmiyor ve hatta gönderdiğimiz videolar ve raporlar izlenmiyor.

Bu konuda tartıştığım Süper Lig'ten 1-2 scouting şefi oldu. Her ikisini de şahsi olarak tanımıyorum, makamlarına istinaden aradım. Bir tanesi gönderdiğim bilgileri, ne kendi incelemiş, ne video izlemiş, ne de teknik direktöre iletmemiş. Ben de haber bekliyordum. Diğeri de iletişimlerime cevap bile vermiyor. Kulüp bana, ''Bu işle x kişi ilgileniyor, onu arayın'' diye irtibatı veriyor ama adam telefonu açmıyor, mesaja cevap vermiyor. Peki bu insanların görevi nedir? Futbolcu önerisi almayacaksan ne iş yapıyorsun orada. Bunların hiç birini yapmayacaksanız ne işiniz var o koltuklarda! Messi arayıp, ''Bedava geliyorum'' diyecek olsa kulübün haberi olmaz. Kulüpler akşam üstü mesailerini bitirip dükkanı kapatıp gittiği için, telefonla binada birine ulaşmak da mümkün değil. Aradığınızda güvenlik görevlileri çıkıyor telefona :) Yabancı ülkelerle saat farkı var. Arayan adam bir tane yetkili bulamaz çünkü mesai saatleri uymuyor. Yetkiliye ulaşsanız bir de, ''Başkan transferlere bizi karıştırmıyor'' diyenler tayfası var. ''Tamam, o zaman başkanla nasıl görüşebilirim?'' diyorsun, scouting şefi diyor ki, ''Olmaz telefonu bağlayamam, numarasını veremem. Dışarıdan transfer önerisi almıyoruz. Kendimiz yapıyoruz'' diyor. Peki kardeşim ben futbolcumu kime nasıl önereceğim? Bu başkan bulutla mı haberleşerek transfer yapıyor, yoksa kendi ahbaplarından mı futbolcu alıyor! (Siz konuyu anladınız yani.) İnanılmaz bir iletişim sorunu ve görev yetki sorumluluk karmaşası var. Türk takımlarında kurumsallık yok.

Bütün bunlarla birlikte, yurt dışında ''Türk kulüpleri paranı ödemez'' imajı olduğu için işler daha da zorlaşıyor. Özellikle de gurbetçi futbolcu kardeşlerimiz Türkiye'ye getirilip imza attırılıyor ve sonra sahipsiz bırakılıp geri dönmek zorunda kalıyorlar. Yetiştirme payı alabilmek için alt yaş gruplarına gurbetçileri getirip imza attıran ve bir dakika bile forma vermeden geri dönmek zorunda bırakılan çok futbolcu var. Bu kötü örneklerden dolayı mağdurlar arttıkça, gurbetçileri de kaybetmeye başlıyoruz ve Türkiye'deki tüm kulüpleri aynı zannediyorlar. Türkiye'de ''2. ya da 3. Lig'de oynayacağıma, yurt dışında 5. Ligde oynarım daha iyi'' diyorlar. Bu yönetim sistemi değişmeden doğruyu bulamayız.

Kulüpler de scouting ekiplerini yeniden gözden geçirmeli ki bir şeyler yoluna girsin. Kulüplerimize satılmış olan (isim vermeyeyim) scouting yazılımlarının bir çok futbolcunun bilgilerini yanlış ve eksik eklemiş olması büyük bir sorun haline geldi. Bizler, futbolcularımızın bilgilerinin bu yazılımlarda güncellenmesi için talepte bulununca ''Ücretli üye olun, futbolcuyu güncelleyelim'' cevabıyla karşılaştığımız için sağlıklı bir sonuç elde edemiyoruz. Ne yazık ki kulüp çalışanları da bu yazılımlar hakkında o kadar bilgisiz ki, oradaki verilerin ''UEFA'nın resmi kayıtları olduğunu zannederek'' yanlış bilgiler üzerinden futbolcuları değerlendiriyorlar. Bizzat benim bire bir tesislerinde görüştüğüm bazı kulüplerin scouting şeflerine video izletmek istediğimde; ''Biz o videoyu izleyemeyiz. Bu yazılımdan başka bir değerlendirme yapmıyoruz'' cevabı aldığım oldu. Yani, o kadar ciddi ve kesin sonuç veren bir yazılım zannediliyor ki, elinizdeki resmi belge, dosya ve videolara bakılmıyor. En yakın örnek olarak, futbolcularımdan birinin resmi istatistiği 178 maç, 66 asist, 48 gol olmasına rağmen, bu yazılıma girip baktığınız zaman 1 maç, 0 asist, 1 gol atmış olarak 2016'dan beri futbol oynamıyormuş gibi görünüyor. Hatta, ''temsilcisi yok'' olarak kaydedildiği için bizi yalancı durumuna düşürüyorlar. Bu şartlarda gel de anlat futbolcuyu kulübe!

Tecrübelerime istinaden, Türkiye'de ''Altyapı sorunu'' olarak gündeme gelen de aslında menajerlik ve scouting sisteminin yanlışlarının bir yansıması. ''Kesinlikle Türk futbolunda altyapı sorunu yok.'' Altyapı için tesisleşmenin daha da genişlemesi gerekli olsa da futbolcu standartlarımızın kötü olmadığını düşünüyorum. Kanuna kurala uygun biçimde TFF, Süper Lig'te kulübede en az 1 tane 20 yaş altı futbolcu bulundurma ve sezonda en az 4 maç oynama mecburiyeti getirirse bakın nasıl yıldızlar çıkıyor piyasaya! Asıl sorun, altyapıda başarılı olan futbolcuların profesyonele geçiş sürecinde yaşanıyor. Eski kafalı teknik adamlarla vedalaşıp, yenilikçi yeni nesil hocalar altyapılarda görev almalı. Altyapı hocalarına düzgün maaş verirseniz, bahis mevzuları, futbolcudan komisyon, transferden komisyon vb. konuların önüne geçebilirseniz her şey düzelir.

AVRUPA'DA YABANCI SINIRI YOK

Türkiye'de yabancı sınırı hiç bir lig kategorisinde kesinlikle olmamalı. Hatta yabancı futbolcuları da kulüplerimiz yetiştirip yurt dışına satarak gelir elde edebilmeli. Bu çok önemli bir para kaynağı. İlk 4 sıraya mücadele eden takımlarımız ünlü yıldızları transfer ederek diğer takımlarla arasındaki farkı açtıkça, alttaki takımların yöneticileri güç dengesi kurmak için ''yabancı kısıtlamasını'' destekliyor. Bu o kadar yanlış bir düşünce ki ırkçılıkla eş değer. Avrupa'da 4-5. Liglerde bile yabancı futbolcular oynayabilirken, bizde Süper Lig için kısıtlamadan bahsetmek futbolumuza en büyük kötülüktür. Global dünyada artık hiç bir sektörde yerli-yabancı kısıtlamasının konuşulması mümkün değil. Ticarette bir çok yabancı marka Türkiye'de üretim yaparak ''Yerli üretim'' logosuyla iş yapıyorken ''Yabancı kısıtlaması'' getirip hepsinin kapı dışarı edilmesinin konuşulmasının ekonomi açısından mümkün olmadığı gibi, futbolumuzda da kısıtlama konuşulamaz. Dünya futbolunda herkesin parmakla gösterdiği ülkelerin alt liglerine baktığınız zaman ''yabancı sınırı yoktur.'' Yani, adamlar yerliyi de yabancıyı da kendileri yetiştirip satıyor. Türkiye'de ise Süper Lig için yabancı sınırı konuşuluyor. Yabancı futbolcuların gelmesiyle yerliler şans bulamaz zannedilse de ben tam tersini düşünüyorum. ''Bu adam amatörde bile oynayamaz'' dediğiniz bir sürü yerli futbolcu yabancı kısıtlaması sebebiyle türedi. Halbuki yabancı serbest olsa ''sadece iyi olan yerlilerin formayı kapma şansı'' ortaya çıkacağı için yerliler daha fazla çalışıp kazanmak için mücadele edecektir.



ALTIN KARMA'NIN İLERİYE DÖNÜK PLANLARI NEDİR?

Altın Karma'nın bakış açısıyla Türkiye'deki klasik futbolcu menajeri ve scouting anlayışını değiştirmek istiyorum. Futbol camiasının hızlı bir şekilde bu yönteme uyum sağlayacağını inanıyorum. Ben, ''Futbolcu satıcısı değil, yetenek avcısıyım. Profesyonel alanda olsam da futbol gönüllülüğü esasını unutmadan çalışıyorum.'' Yıllar önce keşfedilmiş bilindik bir futbolcuyu, Milyon TL'ye 30 yaşında transfer eden scouting ekipleri zihniyetinin değişmesi gerektiğini üstüne basa basa söylüyorum. Henüz hiç kimse tanımazken benim keşfederek ALTIN KARMA'ya aldığım futbolcular minimum ücretlerle transfer edilebilecekken, Türkiye'deki futbol kulüpleri ''ismi bilinen ve bilindik kulüplerde oynayan futbolculara astronomik rakamlar vermeyi tercih etmektedir.'' O halde kulüplerin scouting ekipleri ne iş yapmaktadır?

Artık, ''Takıma Girme Vakti Geldi.''

Gazete röportajının tamamını ve orijinalini okumak için TIKLAYIN.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Düzgün dil ve hakaret içermeden yazılan yorumlarınız, editör onayından sonra yayınlanmaktadır. www.KanalW.com